Strangers We've Become


Peşin not: Bu yazı bir trance incelemesi veya benzeri birşey değildir, sadede en kısa yoldan geleceğim söz.

Kendimi bildim bileli overrated diye tabir edilen popüler, şüffer, über, fantastik kitleler tarafından takip edilen insanların yaptığı işlere karşı bir duruşum var. Gerek isteyerek gerek istemeyerek... Arnej benim için 8 Wonders olduğu dönemlerde vardı sadece.

Eminim bu yazıyı okuyan insanların %98 i ne yazdığım konusunda bir fikir edinememişlerdir. Aslında maksadım başlığın niçin Strangers We've Become olduğuna dair bir giriş yapmaktı, sonra da o strangerlardan biraz bahsetmekti. Strangers We've Become bir şarkı ismi ve kafamdakilere uyuyor. Yoksa çok sevdiğimden değil, ama yine de bu yazının bundan sonrasını bu şarkıyı dinleyerek bile okuyabilirsiniz, çok da kötü değil şarkı.

Arkadaş kelimesinin, savaşta birbirlerinin arkasını kollayanlardan türediği zamanları çok geçmişte bıraktığımıza inansam da yine de çok içi boş bir kavram olduğuna inanmak istemiyorum ya. For egzampl halihazırda arkadaşım dediğim insanların 3 bilemedin 4 kişi olmasının sebebi bu inancım belki de.

İnternet hayatımıza girdi gireli, sürekli bir sosyalleşme, yeni insanlarla tanışma ve yeni arkadaşlıkların kurulduğu bir ortam oldu çıktı. Ve bunu başarması facebook'tan long time before'a denk gelmekte. Teeey chat furyasının patladığı yıllara... Ama maksadım internet üzerinde sosyalliğin evrimsel sürecini NTVvari bir şekilde ele almak değil.

Maksadım internet üzerinden edindiğim arkadaşlıkların Fight Club'da bahsettiği gibi tek kullanımlık arkadaşlık kıvamında olması. Tamam tek kullanımlık demek belki haksızlık olur ama... Bir süre sonra tüketilen arkadaşlıklar bunlar. Ve gariptir o bir süre tanımı aslında çok kısa.

Belli süreçler vardır bu arkadaşlıklarda, belli muhabbetler döner, belli şeylerden konuşulur falan. Sonra biter muhabbet. Sonra yeni arkadaşlıklar edinilir falan.Genelde msn üzerinden yaşanıp biten garip arkadaşlık ilişkilerinden bahsediyorum aslında.

Bir for egzampl daha, bir arkadaş vardı, ismi bende kalsın, bunla msn de 2 3 muhabbetimiz falan oldu, çok da kafa dengi bir kız gibi duruyordu. Sonra bir anda soğudu. Hiç muhabbet etmez olduk. Tahminlerim beni msn'inden sildiği yönünde hatta. Ha bunlar çok da sorun değil aslında ya.Dert ettiğimden değil. Çünkü bu ilk engellenmem ya da araya ilk kez mesafe girişi değil.


Benim derdim birinin hayatının parçası olamamak, birşeyler paylaşamamak falan değil ya aslında. Sadece merak; sorun bende mi, yoksa bu yaşananlar internet arkadaşlıklarının doğal süreci ve sonucu mu?

art
Tepkiler:

Strangers We've Become yazısına 1 yorum yardırılmış.

Adsız
19 Temmuz 2010 23:43
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

Yorum Gönder

Çok mecburi değilse küfür etmeyin. Bir de emoysanız yorum falan yazmayın. Yazacaksanız da düzgün bir Türkçe ile yazın. Olm vallaha anlamıyorum lan!

 

Kopi-Rayt!

Kopirayt da denmekte gerçi kendisine ama kullanım ve kıllanım koşulları sanki daha bir türkçe, daha bir bizden, senden benden geldi kulağıma ya da parmağıma...Buralarda bir yazıyı beğendiysen eşle dostla paylaşmaktan çekinme. Yok eğer, o yazının tamamımın veya bir kısmının senin olduğunu düşünüyorsan, veya içindeki bir öğenin senin olduğuna inanıyorsan, arkadaşım de ne iş? Haberleş benimle... Hacı ne iş diye sor bana. Bir sor neden diye... Belki de istemeden yaptım?! Öyle işte, aklına takılanı sor bana. Yazının altına yorum yap veya mail at. Mutluluğun resmini bulursan bana da forwardla hatta. Sahi o forward mailleri de hiç sevmem be... Ama mutluluğun resmi bir başka be cankanım... Yolla bana, forwardla... Unutma ama hemi?

Firefox güzel gösteriyor...

Bu site en iyi firefoxta görüntülenir. Evet yandaki abla kadar iyi bir şekilde görüntülenmese de, sitenin genel olarak bazı ayarları, görüntü hedeleri falan filan firefox ile daha bir cillop olmakta. Renkliler daha renkli beyazlar daha beyaz gözükmekte. Firefox evinizin tilkisi... Kullanın kulandırtın. Bu vesileyle eğer siteyi ziyaret ediyorsa pek sevgili fox-kızı Alexandra Ansgar(ki kendisi resimdeki apla)’a ve Avşar kızı Hülya Avşar’a da sevgilerimi sunuyorum. Sahi neden Avşar kızı? Yani bi Sevtap Parman’a neden parman kızı denmiyor ki? Bak merak ettim şimdi.

Portakalı saydım...

O değil de benim portakalı soyup, başucuma koymam gerekiyordu, yanlış yaptım. neyse...

kişi taze düştü.